Sibel Baykam’ın ilk romanı tanıtıldı

Sibel Baykam’ın ilk romanı “Kendi Yaşamın Gibi Buyur Çekinme” Galata Nola’da  düzenlenen bir partiyle tanıtıldı. Geceye basın-yayın, kültür-sanat dünyasından önemli yüzler katıldı.

Sibel Baykam’ın konuşması ile başlayan gece, aynı zamanda Baykam’ın doğum gününe denk geliyordu. Sibel Baykam ile Bedri Baykam,  doğum günü pastasını birlikte kesti. Geceye katılarak görüntüledik.

3.67 avg. rating (79% score) - 3 votes

4 thoughts on “Sibel Baykam’ın ilk romanı tanıtıldı”

  1. Azize Ecevit says:

    Sibel Baykam ın romanını okudum ama bana romandan çok deneme gibi geldi.
    Sarmayan kitabı bırakırsınız ya , ben sonuna kadar ilgi ile okudum.
    Hoş bir tad bıraktı bende. Devamını diliyorum.

    1. Yeşim says:

      Katılıyorum sizin yorumunuza. İnsanı hiç mi hiç sarmayan bir kitap. Fakat değerli sperm sergileme ustası yontucu Bedri ile, on beş yaş küçük olmasına rağmen -üç günde boşanırız nasıl olsa diyerek – evlenen ve beleş ün ve belki maddi olanaklar yüzünden evli kalan, ( bak. videoda Bedri’yi eşi olarak hiç tınmayan saygısızlıklarına!) bir hanımın kitabı olduğu için pof pof pof edilen bir Roman değil, Kafe gürültüsünde anlık coşkularla peçeteye karalanmış bir Lise -1 düzeyi bir hatıra defteri…
      Gazeteciyim yazarım diyen biri derinlik taşımalı… Nola cafe notu bile olsa…

  2. Halit Toptepe says:

    Beş kuruş etmeyen sıradan bir yaşamı , biraz da etrafın pompalamasıyla acemice karalamış Sibel. Gerginliği ve kendini beğenmişlikleri tıpkı kameraya yansıdığı gibi yazdığı kitaba da yansımış…
    Okunmaya değmeyecek Roman demeye bin tanık isteyen zorlama bir kitap. Bedri’nin düzeltmesi de bir işe yaramamış… Keşke yazmasaydı…

  3. Gönül İpekçi Kahyalı says:

    Bu Sibel Yağcı denen küçük dağları yarattım sanan kadını lütfen dikkatle izleyin. Kendisinden on beş yaş büyük kompleksli ve kendisine sürekli yağ çeken , onu zorla öpmeye çalışan ve reklamlarda bile ağlarız yalanıyla “duygusal” havalar yaratmaya çalışan şebek kocasını bok yerine bile koymuyor. Onu hiç dinlemiyor. Esrarkeş gibi hemen masada sigara yakıyor. Saygısız insandan yazar olur mu! Kocasının konuşmasına köpek çekip çevreyle konuşuyor. Ve mikrofonu onun sözünü kesip eşinden çekip alıyor. Sonrasında bir iki laf edip cafenin pastası bol bol yiyip tuvaletinde sıçarken kitap yazma hevesi doğduğunu söylüyor. Ardından Büyük sperm filozofu kocası karga sesiyle şebekliğe devam edip zırvalarken , Sibel onu , sen Benin bokum Bile değilsin Bedri öt dur, diyerek öylece masada bırakıp kıçını dönüp gidiyor…
    Helal olsun!
    O Bedri denen sahte Cumhuriyetçi saçaklı megaloman adam bu davranışı fazlasıyla hak ediyor… Biliyoruz ki, bıçakla yaralanmış sekreterini yerde bırakıp , eşek gibi anırarak kendi canı derdine düşmüştü… Bu bencil yaratık karı kocanın bir elinde puro bir elinde viski , pahalı restoranlar… pahalı cafeler… yazar ve aydın havalarında… Ciddi bir insan cafede mi kitap yazar! Edebiyat eseri (!) öyle cıvık ortamlarda mı yaratılır. İnsanına saygısız ve bu toplumdan bin ışık yolu uzakta yaşayan iki bencil ve sevgisiz insan. Birbirine zoraki para ve şöhret için katlamışlardı o kadar belli ki, yapmacık oldukları tüm hallerinden saçılıyor…
    İmzalı kitabı hakkında ise görüşüm ise : Sıçtıktan sonra g.tünü silmeye bile değmez. Doğru çöpe… Parama yazık oldu….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir